Türkiye'de Ahlaki Yozlaşma II
Gökhan ZİNCİRKIRAN

Gökhan ZİNCİRKIRAN

Türkiye'de Ahlaki Yozlaşma II

24 Temmuz 2018 - 00:19

Türkiye'de ahlâki yozlaşmanın nedenlerini sorgulamaya kalkışacak olursak kuvvetle muhtemel bin türlü sebep buluruz. Lakin konuya bir araştırmacıdan, sosyologdan veya psikologdan farklı yaklaşacağım; kaybolan değerleri anlatmakla konuya açıklık getirmeye çalışırken, kendi hayatımdan örnekler vereceğim. Müsaadenizle size rahmetli Hacceanam’dan (babaannem) ve bizi nasıl büyüttüğünden bahsedeceğim biraz.

Babaannem geceleri; ‘Oturun size mesel anlatayım da oturup kalkmayı belleyin.’ derdi. Yedi ya da sekiz yaşlarındayım, komşu köylerden kadınlar, halalarım ve yengemler geldi, annemin yanındayım onları dinliyorum. Hacceanam’ın beni fark eder etmez; ‘Karıların içinde ne işin var karı mısın? Çık adam gibi dışarda dolan!’ diye azarlamasıyla sokağa kovuşunu hiç unutmam. Çocuk yaştayken idrak edemediğim bu konuyu diğerleri gibi büyüdükçe anlıyor, içimden ah bu irfan meselesi yok mu diye geçirmeden edemiyorum. İmam-ı Gazali hazretleri; ‘Çocuğunuzun ne olmasını istiyorsanız o tip insanların yanında bulundurun.’ der. Hacceanam’ın beni yanlarından kovarken dedikodu ve kadın meşrebinden uzak tutmak için yaptığını çok sonra anladım.

Yanlış hatırlamıyorsam sekiz yaşlarındayken köyün çocuklarıyla dışarıda kız erkek oyun oynuyoruz. Hacceanam hepimizi etrafına topladı; kızlar evcilik, erkekler çelik çomak oynasın deyip iki gruba ayırdı. Birkaç gün sonra biz yine hep beraber oynamaya başladık. Bizi yine uyardı. Aradan zaman geçtikçe köyün çocukları yine kız erkek demeden toplanıp oyun oynamaya başlamıştı ki bu sefer sert bir tavırla bizi yanına çağırıp; ‘Evladım anlamıyor musunuz? Erkekle el şakası dövüşte, kızla el şakası ahlaksızlıkta biter! Defolun gözüm görmesin..!’ diye kovdu bizi. Tabi oradaki erkek çocukları -ben de dâhil- Hacceanam’ın korkusundan bir daha okulda bile kızlarla oyun oynamamaya başladı. Öğretmenimiz durumu fark edip nedenini sorduğunda; ‘Kızlar kendi aralarında oynasın.’ diye büyük adam lafları ettiğimiz dün gibi aklımda.

Yine büyüyünce farkına vardım ki Oğuz İli’nin Atası Dedem Korkut da aynı konuda yüzyıllar öncesinden uyarıda bulunmuş; ‘Kız annesiyle sofra kursun, oğlan babasıyla ava çıksın.’ diye sıkı sıkı tembihlemişti. Peki

Hacceanam Dedem Korkut’u okumuş muydu? Hacceanam okur muydu? Ah şu irfan meselesi…

Allah mekânlarını cennet eylesin. Biz toplum olarak babaannelerimizi sözüm ona modernlik(!) uğruna kaybedip kendi çekirdek ailemizi kurmaya çalıştık. Ama gözümüzden kaçırdığımız bir şey vardı onun da adı ‘irfan’dı… İthal eğitim sistemleriyle asla edinemeyeceğimiz irfan meselesi babaannelerimiz ve dedelerimizle aile yaşantımızdan kayboldu. Sorumluluk ve otokontrol vardı eskiden. Yapılan bir hatada köyün ya da mahallenin büyüklerinden biri bizi uyarır hatamızdan vazgeçirmeye çalışırdı. Diyelim ki hatamızdan vazgeçmedik, kızarlar, daha da ötesi tokatı çarparlardı suratımıza. Çoğu zaman ailemize bile bahsedemezdik bu durumdan. Aileden birinin yaptığı hata bütün aileye mâl olur diye kendi ailemize laf getirmeyecek şekilde yaşamaya çalışırdık. Bu çocuk yaşımızda dik ve vakur bir duruş sergiletirdi bize.

Mesela kız istemeye gidilirken, kızın ailesinden ziyade sülalesini hatta kökenini, boyunu sorarlardı ki ‘bey soylular’ bozulmasın! Soylu aileler soylu aileden kız alıp verirlerdi ve yine derlerdi ki; ‘Otumuz varsa, yayılacak oğlağımız var.’ Kim ne derse desin davul bile dengi dengine çalardı bizim oralarda...

Bu aile meselesi, bireyi yok etmek mi, yoksa birey olarak bir cemiyeti temsil etmek mi tartışmaları çok değerli halkbilimciler ile sözde aydınlar tarafından on yıllarca tartışılırken Hacceanam derdiki: ‘Karnının doymayacağı yerde, ağzının kokusunu belli etme!

Seyyid Ahmet Arvâsî Bey’in dediği gibi: "İnsanı, Allah'a götürmeyen her faaliyet semeresizdir." Bizim irfanımızın hangi kapısını açarsan aç yol Allah yoluna çıkar.

Şimdi Türkiye'de analar gitti, anaokulları açıldı. Sokaklar gitti, oyun alanları açıldı. Babaannelerimizle birlikte evlerden huzur gitti, dışarıda huzur evi açıldı. Vay ki vay halimize… Vay ki vay…

 

Gökhan Zincirkıran

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar