EĞİTİM -FİYASKO, EĞİTİM-
Asuman öztekin millî

Asuman öztekin millî

EĞİTİM -FİYASKO, EĞİTİM-

25 Temmuz 2018 - 21:42

En az 12 yıl aynı coğrafya kitabını evire çevire sırtımızda taşıyıp, mezun olduktan sonra hiç birşey hatırlamadığımız bir eğitim sisteminden geçiyoruz. 

Aslında beyinlerin doldurulduğu değil, boşaldıltığı bir sistem maalesef. Hoş hatırlasan ne olacak,  en fazla 10 % unu kullanma ihtiyacın olacak , onu da  arayıp buluyorsun google dan anında ..

Zaten bir öğrenci öğretim hayatını tamamladığında, öğrendiği bilgilerin en az 60-70 %' i gereksiz ya da değişmiş oluyormuş ve  üstüne sürekli yen bilgiler de gerekiyor. 

Bu demek oluyor ki, bütün çocukluk ve gençliğimizi verdiğimiz Eğitim aslında bir fiyasko !

 

Gece gündüz demeden düşünüp, yeni bir yol/yöntem bulmalıyız;  sadece Türkiye'de uygulanıyor olsa bile...boşverin Amerika'yı Avrupa'yı ..Ha oraya kadar giderseniz, zaten son trend Unschooling yani "okulsuzluk" Hayatını yaşamak tam da bu olsa gerek :-) helal olsun hakkını veren velilere .

Belkide Türkiye'nin tek akıllısı Erkin Koray 'dı kim bilir, kızını okula göndermeyip evde kendi okutan. Vay be , unschooling'in kitabını biz yazmışız da haberimiz yok. Gördünüz mü Batı yine bizden almış,  bize satıyor :-)

 

Bilgiye ulaşmak bu kadar kolayken, uygulama alanları bu kadar bol iken, o kadar mürekkep yalamaya gerek yok artık. İnsan 15 yaşında da bir konuda pekala uzaman olabilir. Biraz da sorumluluk verirsen, hayata bakış açısı da erken gelişmiş olur.

İnternet videolarında, kardeşlerine bir anne gibi yemek pişirip, yediren 4 yaşında çocuklar görüyoruz.  Bu çocukta  olan nedir derseniz ?  bilginin hayatla iç içe geçmesidir. Yemek pişirmek artık yaşayan bir bilgidir, kağıttaki, dildeki  ölü bilgi değildir o  çocuk için. Ve bir çocuk yapabiliyorsa bunu, bütün çocuklar yapabilir.  

Çocuk su dolu bir kap gibidir, neresinden yol açarsan su oraya taşar ,  sen ondan ne beklersen  sana onu verir.

 

Şimdilik eğitimden çok etikete önem verilen ülkemizde,  saygınlık ve ekonomik güvencenin birincil şartı olarak başarılı geçmiş bir üniversite sınavı gerçeğini kabul etmiş durumdayız.  Fakat keşke nin sonrasını da hayal etmekten alamıyoruz kendimizi. Çünkü yola çıkmak için önce yolu seçmek gerek.

 

Hepimiz mesleğimizle ilgili çoğu şeyi okulda değil de, iş yerinde yaşayarak öğrenmedik mi ? E öyleyse, çocuk 10 yaşına kadar temel bilgilerle donatılıp, 11’den sonra ilgi/yetenek alanına yönlendirilebilir. 15-18  yaşında kendi harçlığını çıkaracağı stajla(çıraklık) birlikte eğitim hayatı devam etmelidir. Ve lise bitene kadar, branş değiştirme şansı olmalı. Böylece 30 yaşına geldiğinde,  yanlış meslek seçmişim sendromu da olmaz.

 

Reşit olan 18 yaş genci artık iş hayatına atılmalı ,yarı zamanlı çalışmalı/okumalı . Paket program gibi bir bölüm değil de,  kredili dersler almalı, CV sinde hangi alanlarda ders aldığı görülmeli. Hatta 2 dalda birden mezun olabilmeli .Uzmanlık ta, kendi performansına bağlı olarak zamana yayılmalı.

 

Zaten bütün meslekler için 4 yıl olarak  sabitlenmiş üniversite uygulaması da çok anlamsız. Bölümün gereği neyse o dur,  2,5 yıl veya 3 yıl . Veterinerlikle  iç mimarlığın öğrenim süresi ihtiyacı pek tabiî ki, aynı olmasa gerek.

 

En önemlisi de bugün üniversiteden mezun olduğumuz 23-25 yaş, hayata atılmak için ÇOK GEÇ !  İnsan evladı o yaşta  koca bir  imparatorluğu  yönetebilir.  Fatih yaptıysa bizde yapabiliriz.  Eğitimde Fatih projesi keşke bu olsa !..

Hepimiz kendimizi fethetsek te yeter sonunda !

 

Asuman Öztekin Milli

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar